Bugun...


CEZMİ YURTSEVER


facebook-paylas







BATI SİS'E (KOZAN) GELİYOR…
Tarih: 23-02-2021 07:42:00 Güncelleme: 23-02-2021 07:42:00


-İngiltere'nin Doğu Hindistan kumpanyası Halep istasyon merkezi başkanı ohn Barker'in oğlu W B Barker, 1840'lı yıllarda Tarsus'da daha sonra da Sis'e geldi. -Sis Ermeni manastırında görevli papazları yanına alarak Tavşan-tepesine gitti. Ve tarihi Sis kentinin grüvürünü çizdirdi. -Barker, Anavarza'ya giderek çok sayıda heykel ve yazılı taşı yerinde gördü. -Barker'den sonra Kozan yöresinden tarihi eserlerin Avrupa'ya kaçırılma çalışmaları hızlandı. Osmanlı'nın duraklama devi yüzyıllarının hatırası aşiretler derebeyler ve valiler kavgası…Yönetimin sürekli olarak halktan vergi ve asker toplama istekleri…Ve kişilerin kendi çıkarlar için baskı zulüm ve rüşvet düzeni kurmaları…O günlerin acı gerçeğini Avşar ozanı Dadaloğlu açıklar: “Kalktı göç eyledi Avşar elleri Ağı ağır giden eler bizimdir Hakkımızda devlet vermiş fermanı Ferman padişahın dalar bizimdir. Bir çıkmaza girdi bugün yolumuz Geçit vermez oldu dört bir yanımız Kalır gayrı burada ölümüz Dost ağlasın namert olan utansın 19. yüzyıl başlarında Adana Eyaleti adeta Osmanlı'nın kontrolünden çıkmıştı. Adana valisinin hükmü şehir yakınında bahçecilik ve fellahlık (çiftçilik) yapanlar ise az sayıda Yörük ve Türkmen aşiretlere geçiyordu. Seyhan, Ceyhan ve Tarsus ırmaklarının suladığı verimli topraklar bataklık sazlık “hali harabe” ve ormanlık, çalılık idi. İnsanını düşünmezsen, her şeyi kendi halinde bırakırsan, halkın deyişi ile “Saldım çayıra Mevla kayıra” düşüncesini savunursan sahip olamadığın topraklara bir başkaları göz koyar ve bir gün gelir senin en zayıf anında son ir darbe ile o topraklara sahip olur. Bakarsın ki üzerinde yaşadın topraklar başkasının olmuş. “Sahip olamadığın coğrafyanın sınırlarını bir başkaları çizer” düşüncelerini doğrularcasına… İNGİLİZ BARKER SİS'E GELDİĞİNDE Osmanlının Çukurova'daki zayıf yönetimi Mısırlı İbrahim Paşa'nın 1832-40 yıları arasında işgali sırasında dünya kamuoyunun gündemine geldi. İbrahim Paşa, Adana eyaletini kendisi için “Yemeklik” olarak almıştı. Irmak kıyılarında çiftlikler ve sulama kanalları kurulması, tarlar açılarak karasabanlı işlenmesi, amelelere yevmiye ücret verilmesi gibi düzenlemeler onun zamanında gerçekleşti. İbrahim Paşa'nın Adanayı işgali esnasında ünlü İngiliz Gravür ustası/ressam Bartlett, Adana'ya geldi. 1830'lu yıllarında Adana Taşköprüsü üzerinde gezinen ve Seyhan nehri ile Torosdağlarına bakan Mısırlı askerlerin görüntüsünün çizimini gerçekleştirdi. Batı dünyasının belki de gören gözünün Çukurova'ya çevrilmesi ve yakından ilgilenmesi idi bu olay. Çukurova genelinde Türkmen aşiretlerinin birbiri ile olan kavgasına Tarsus'taki Fransız Konsolosu kendi ülkesi yapımı silah satışlarını gerçekleştirerek destek vermişti(1). İ830 ve 40'lı yıllarda Çukurova'ya William Burchardt Barker adında genç bir İngiliz geldi. Kendisi Halep'te istasyon merkezi bulunan İngiltere'nin Doğu Hindistan kumpanyası'nın yöneticisi John Barker'in de oğlu idi. Batılıların Kilikya olarak isimlendirdiği Çukurova'daki tarihi zenginlikleri, Türkmen aşiretlerinin derebeylerin kavgalarını araştırdı. Kozanoğulları, Menemenci beyleri, Payaslı Küçükalioğulları hakkında ayrıntılı bilgiler topladı. Ve çalışmalarını “ Ev putları: Kilikya ve onun yöneticileri” Türkçe anlamlıyla( Lares and Penates: Cilicia and its Governors) yayınladı (2). Barker, Adana eyaletinin sosyal ekonomik durumu hakkında bilgiler de veriyordu, çalışmasında. Adana'yı Paşa adı verilen valilerin yönettiği, toplam nüfusun 300.000 civarında olduğunu söylüyordu. Sis'e de gelmiş. Ermeni manastırına uğramış. Başpapaz ile görüşerek tarihi şehrin doğusundaki Tavşan tepesi üzerinde ön planda Ermeni papazlar görünür halde ve arkada da Ermeni Manastırı ile birlikte kale ile taş evlerin gravür tarzında çizimi gerçekleştirildi. Sis şehir merkezinde yaşayan 2000 kişinin hepsinin Ermeni olduğu bilgisine yer verdi, kitabında. Sonra Anavarza'ya geldi. Şehrin sulama kanlarlı ve arka planda kalenin görüntüsü olan çizimi yaptı. Anavarza'nın her yerinde kayalarda bulunan kabartma lahitler, heykellerin görüntülerinin çizimini yaptı. Aslında Barker, Kilikya coğrafyasını keşfeden zenginlikleri yerinde gören, varsa çatışmaları da izleyen bir gözlemci idi. Bu şartlar altında ülkesi İngiltere'nin yöreye müdahalesi için ön araştırmayı da yapmış oluyordu. Barker'in sahip olduğu misyon (dava) ise İngiliz Emperyalizminin Akdenizden Hindistana kadar uzanan Şark'a (Orient) yayılma, üretilen sanayi ürünleri için Pazar bulma, şartlar oluşursa da askeri müdahale ile kendisine bağlama düşüncesine dayanır. Nitem bu gelişmeler üzerine Osmanlı Kırım Harbinde iken (1853-56 yılları arası) İngiltere'nin İstanbul Elçilik tercümanı Pizzani, Çukurova ve Torosdağlarında Kozanoğularının gücünü kırmak için İngiltere'nin yöreye askeri müdahale yapma isteklerini Babıali'ye (Osmanlı Hükümetine) iletti(3). O zaman Sadrazam bulunan Mustafa Reşit Paşa, bu gelişmeyi “İngiltere'nin bölgeye burnunu sokması” olarak görmesi üzerine olumlu cevap verilmedi

Kaynak: CEZMİ YURTSEVER



Bu yazı 230 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI