Bugun...


Muzaffer Yüksel Kaya


facebook-paylas







İNSANLIK TARİHİNİN İLK GREVİ
Tarih: 23-02-2021 07:44:00 Güncelleme: 23-02-2021 07:44:00


Uluslararası basın bize yeni bir grev dalgasının Mısır'ı sardığını bildiriyor. Bu yeni grev dalgası ülke ekonomisinin liberalizasyonu sonucu bir semptom olarak degerlendirilebilir. Sadece 2006 da ,Mısırda bağımsız günlük gazete al-Masri al-Yom işçi hareketinde yeni 222 olayın olduğunu yazıyor. Sanayi kompleksi Mahallah al-Kubra kentinde - Kahirenin kuzeyinde- 10 000 işçinin başlattığı gerev dalgasının bütün ülkeyi saran bir hareketin başlangıç noktası olduğunu uluslar arası gözlemciler ifade ediyorlar. Bu grev dalgasının 1940 lardan bu yana gerçekleşen en büyük hareket olduğunu da uzmanlar ayrıca belirtiyorlar. Mısır ın tarihinde ilk grevin 1897 de Tütün Şirketine karşı yapıldığı sanılır. Oysa, Mısır da grevler o kadar yeni değildir , 3. Ramses dönemine kadar uzanıyor ,ki bu dönemde ne bir sanayi ve ne de bir pazar ekonomisi koşulları vardı. Buna karşılık işçilerin bir sosyal bilinci vardı. Mısır tarihte ilk grevi tanıyan ülke oldu. Nasıl oldu da bu olay gerçekleşti ? Gerçekten bir grevmiydi ? Ve sonuçları ne oldu ? Grev Papirüsü Mısır da 20. Hanedan dönemi 1190 - 1180 tarihli, bu tarihsel önemi büyük belge İtalya da Torino müzesinde saklı yazılı metin, Mısır da sosyal hareketleri açıklıyor. Katip Amennakht tarafından yazılan bu belge, Firavun 3. Ramses döneminde - MÖ 1198-1166- Yukarı Mısırda Deir el-Medineh de bir grev vakasının bulgularını yazıyor. Bu makalede dönem üzerine farklı kaynaklardan yaklaşan metinlerle karşıkarşıya geleceğiz. Bu evrede MÖ 12.yy da Mısırda ekonomik ve siyasal durum değişen bir dönüm noktası olarak göze çarpıyor ve oldukça dengesiz görünüyor. Genç hükümdar 3. Ramses, Deniz Halkları adı verilen geniş bir koalisyon tarafından ülkesine karşı yapılan istila saldırıları ve iki kez Libyalıların istilasını göğüslemek zorunda kalıyor. Hükümdarlığının 12. yılında kıral Suriyedeki varlığını korumak için harekete geçiyor. Savaşlarla geçen bu evreden sonra ülkede yeni bir refah dönemi başlıyor. Fakat yavaş yavaş ortaya çıkan ekonomik sorunlar Refah Vadisini de sorunlar içine sokuyor. Sözcüğün modern anlamıyla bir ekonomik kriz mi oldu, olayların bu yönü oldukça az açıklanabilir ( Grandet 1997 ). Firavun vezirlerini değiştirmek zorunda kalır. Yönetim artık iyi çalışmamaktadır. Fakat durumun sorumlusu olarak Ramses görülür. Hükümdarın ikinci karısı Tiyi tarafından haremde hazırlanan ve Ramsesi öldürmeyi planlayan bir komplo da ortaya çıkarılır ve bu egyptologları -mısır tarihi uzmnalarıbu dönemi 3. Ramsesin uzun iktidar yılları sonucu oluşan dekedan casusluk olaylar olarak açıklamaya yöneltir ( Grimal 1998) Kırallar Vadisi, " milyonlarca yıllık görkemli ve büyük anıt mezarlar" Nil in batı yakasında kurulu bu bölge, kıralların büyük eşleri, prensler ve sarayın yüksek mevkilerdeki kişileri için mezar olarak tesis edilmiş bir yerdir. Firavunun mezarını inşa etmek için bu yerde çalışan bütün işçiler zanaatkalar ,katipler Deir el- Medineh de bu Kıral Mezarlığında aileleri ile birlikte çalışıyorlardı. Bütün bulgular gösteriyor ki, bu insanlar diger çağdaşlarına göre oldukça iyi bir yaşam seviyesine sahiptiler. Fakat ekonomide görülen zayıflama ve yönetimde baş gösteren yolsuzluklar sonucu işçilerin ücretlerinin iktidar trafından ödemelerinin gecikmesi nedenleriyle çalışma sistemi bozuldu. İşçiler, onları adlandırdıkları gibi " mezar adamları " devletin yüksek sorumlulurıyla, firavun ve vezirlerin önünde, yiyecek ve içeceklerinin ve giysilerinin bir an önce sağlanması yönünde bir anlaşmaya vardılar. Grev belgesi olarak adlandırılan papirüse ve Deir elMedineh deki bazı kayıtlara göre (Kahire Müzesi, Berlin Müzesi ve diger bazı kentlerdeki müzelerde saklıdır.) Grev, Batı Thebes Valisinin ödemeleri yapmaması sonucu, 3. Ramses in 29.yılında Peret Ayının 10.da başladı. Katip Amennakht ın yazdığı papirüse göre,- ki kendisi de 3. Ramses' in mezarını yapan çalışma ekipinin bir üyesiydi işçiler şikayetlerini artırarak bir çatışma havasına girerler ve seslerini yükseltmeye başlarlar. Amennahkt şöyle yazıyor : "29 .yılda, kışın ikinci ayında 10. gününde,bu günde mezarlığın 5 kontrol noktasını geçen ekip şunları söylüyordu " açız ! Bu ay 18 günden beri " ve adamlar Menkeperret nin ( 3.Thutmosis) anıt mezar tapınağının arkasında oturmaya gittiler." Bir anlaşmanın suya düşmesi üzerine işçiler grevlerini, nedenlerini açıklayarak sürdürürler. Amennakht papirüste yazıyor : " Eğer biz bu duruma geldiysek, bu açlık ve susuzluktan oldu, ne yiyecek ne içecek, ne balık, ne sebze, ne yağ ve ne de giyeceğimiz var artık. Firavuna iyi efendimize bunları yazınız, vezire büyüklerimize yazınız ki ihtiyaçlarımızı bize versin ! " İşçiler açtı ve yiyeceklerin kalitesi kötüydü.Bu ilkel işçilerin hoşgörü sınırı da aşılmıştı. Ve bu durumda işçiler tarihi kararlarını almışlardı ; işi durdurmak ve ücretlerinin karşılığını almak. Yetkililer kışın ilk ayının yiyecek paylarının verilmesi kararını aldılar. Fakat Firavunun erzak depoları boştu. Erzak binbir güçlükle gelmiş ve grevler tekrarlanmıştı. Tarihin ilk Grevi başlıyordu . Kayıtlara göre yaklaşık 120 işçi iki ekipe ayrılmış bir şekilde, sayısı yetmişin üzerinde, evlerde eşleri ve çocuklarıyla birlikte yaşıyorlardı. Anıt Mezar şantiyesinin katiplerinin yazdıklarına göre ne hazine ve ne de erzak deposu yöneticileri Deir el-Medineh deki işşçilere yiyecek göndermediler. İşçilerin arasında duvarcı ustaları ,taş yontu ustaları ,heykeltraşlar, gravürcüler ve rölyefci ustalar vardı. Burdaki bütün çalışma Vezirin gözetimi altındaydı ve arada sırada yaptığı ziyaretler sonucu teftiş ediliyordu. İşçiler Mısırın bütün bölgelerinden geliyordu ve daha önce de devlet hizmetinde bulunmuş kişilerdi. Bilgilerimize göre içlerinde bazıları toprak ve hayvan sahibi idiler. Mezar Adamları işlerine Mısır devletinin şahsiyetleri aracılığı ile alınıyordu. Ve hatta içlerinde bazıları doğrudan füravunla da temas kurabiliyordu. Bütün bunlar gösteriyor ki, bu insanlar dönemlerindeki digerlerine göre çok daha iyi bir yaşam sürüyorlardı.(parra,1997) Ortalama Bir işçinin günlük ücret karşılığı 10 ekmek-somun- ,bir ölçü bira, nitelikli bir usta zanaatkarın ise aylık olarak 500 ekmeğe karşılıktı ve bunu diger yiyeceklerle takas edebilirdi. Şantiye yöneticileri ve katipler ayda yaklaşık 72 çuval hububat alırken, geriye kalan işçiler ise 52 çuval hububat alabiliyorlardı. Fakat bütün bu öngörülen tahıl çuvalları zamanında gelmiyordu ve gelenlerin kalitesi de çok kötüydü. Kayıtlarda da görüldüğü gibi erzaklar yöneticiler tarafından suistimal ediliyordu. " Efendime bildiririm ki, burada çalışıyorum, prenslerin mezarında efendimin bana verdiği görevi yapıyorum ,ihmalkar değilim, efendime iletirim ki burda tamamıyla yoksul bir durumdayız...bir çuvalımızı aldı ,boğazımızın ekmeğini, bir çöp çuvalı için.." Böylece birçok neden ortaya çıkıyordu. Genel ekonomik durumun kötülüğü, isteklerin artması, yolsuzluk. ve kötü yönetim sonucu işçiler grev ilan ettiler ve merkezi yönetimin anahtar binasını işgal ettiler. Olayı dikkatle incelediğimizde, işçilerin ve zanaatkarların işyerlerini terkettiklerini ve tapınaklara doğru protesto yürüyüşüne geçtiklerinni görüyoruz. Bu kararı alanlar için bu durumun yükünü kaldırmak gerçekten zordu. Çünkü bu aynı zamanda otoriteye karşı bir başkaldırıydı. Bu tapınaklardan bir tanesi onlara yeterli olmasa da kötü de olsa 50 ekmek veriyordu. Takipeden günde zorla tapınağa girdiler ve işleri durdurdular. İsteklerini daha önce de yazdığımız gibi. Bu durumda bir ekip katipinin olaya müdehalesi gerekli olmuştu. Rahipler ve diger yöneticiler için gerekli erzağın depolandığı anıt tapınağa doğru giderken, üç kontrol memuru ve yardımcıları işçilere tapınaktan uzaklaşmalarını ,çevreye dağlmalarını bildirirken ,katip yazıyor : " Büyük söz veriyoruz: " yine gelecekler, çünkü firavunun sözünü verdik "dediler onlara " Verilen sözlere rağmen zanaatkarlar bütün gün boyu tapınağın arkasında kaldılar, ancak akşam karanlık basınca mezar vadisine doğru hareket ettiler. 2. ve 3. gün 2. Ramses in mezar tapınağının kutsal girişini kuşattılar. Kuşatma sonucu tapınak muhafızları bekçiler kaçtılar, kaçanların arasında böylesi bir kalabalık karşısında olayda bir etkileri olmayacak olan bir muhasebe kayıtlarını tutanlar da vardı. Ramses tapınağının işgali, tapınak görevlilerinin önceki tutumlarında bir değişikliğe yol açmıştı. Grevcilerin isteklerini dinlemeye başladılar. " Bu duruma geldiysek açlık ve susuzluktan geldik, giysi yok, balık yok sebze yok, Efendimiz Firavuna yazın bunu, valiye büyüklerimize yazın, bunu yapınız ki yaşayabilelim " Bu durum yöneticilerin işçilerin geçen ayki ücret paylarının verilmesini doğurdu. Tabi olarak işçiler içinde bulundukları ayında ücret paylarını istediler. Ertesi gün yeniden biraraya geldiler, toplandılar ,askerlerin mahalinde oldular ve muhafız şefi Mentmoses onlarla birlikte Touthmosıs tapınağına kadar gitme sözü verdi ; " Bakın,size söylüyorum evinize gidin eşyalarınızı alın kadınlarınızı çocuklarınızı yanınıza alın kapıları kapatın, sizin başınızda Touthmosıs tapınağına kadar gideceğim, yarına kadar burada olacak " Vaadler boldu ama sorun devam ediyordu. İşçiler Medineh Habou daki 3.Ramses tapınağının arkasında kurdukları kampı terketmediler ve isteklerini söylemeye inatla devam ettiler. Sonuç olarak onlara geçen ayların karşılığı olan ücret payları verildi. Durum sakinleşti ve işçiler işlerine döndüler. 3 günlük grev meyvelerini vermişti, ama 15 gün sonra yeniden duvarların arasından çıktılar ,anıt mezar görevlilerine seslenmeye başladılar. "Bir yere gitmiyoruz, amirlerinize söyleyiniz, burada sadece duvarları yıkmakla kalmayacak, ayrıca burda firavunun yerinde işlenen cinayetleri de açıklayacağız." Bir ikinci, ardından bir üçüncü grev yeniden başlar, her seferinde ücretlerinin karşılığını almayı başarırlar ama her seferinde payların verilmesi gecikir ve böylece sorunların bulanıklığıda sürer. Kendilerinden içlerinden biri olarak gördükleri vezir Ta ( valvelle 1985 )nın olaya delege olarak atanması , işçilerde bir umut yaratsa da ortak bir çözüm bulunması, işçilerin isteklerinin karşılanması, işçilerin bir daha asla böyle bir şey yapmamaları karşılığında olur. Ta bir memurla ilettiği mesajda şöyle diyor ; " Bir şey gerektiği zaman, bunu onlara vermekten geri kalmayacağım, bana söyledikleri, istediklerimizi vermiyorsun. Nasıl ? Ben vezirim, almıyorum, veriyorum. Eger depolarda birsey olmasa da , ne bulursam bulup kendim verecegim" Tehditler anlık etki gösterir. Vezir Ta nın ziyretinden 11 gün sonra erzakların verilmesi gecikince işçiler yeniden açız diyerek başkaldırırlar. Thebes Başkanı olayı yatıştırmak için duruma müdahale eder. "Bakin, onlara elli çuval buğday veriyorum, firavun yiyeceklerini verinyeceye kadar yaşamaları için" Yetkililerin bu destekleri uzun sürmez. Vezir Ta, Sed bayramı gerekçesi ile Deltaya gelmez, ücret paylarının ödenmesi yine gecikir, Ta nın yaşlı firavun 3.Ramsese karşı bir komploya karıştığı söylenir. Bu dönemin sonunda bir çok araştırmacı kıral mezarlarının ve şahsiyetlerin mezarlarının yağmalanmaya başladığını , tapınaklarda hırsızlığın baş gösterdiğini yazarlar. Bu tarihlerde yazılan bir papirüste bu tür olaylara tanıklık eder. "16. yılda, sellerin üçüncü ayı 22.gününde Thebes in kutsal mezarları milyonlarca yıllık firavun mezarlarını yağmalmakta olan adamların sorgulanması kent başkanı, polis şefi tarafından hazırlandı...İşçiler için yaşam koşullarının genel olarak kötüleştiği bu durumda, 3. Ramses in haleflerini idaresi altında bu yağmaların zanaatkar işçiler tarafından yapılmış olması mümkündür. Bu işte hiç kimse onlar kadar becerikli olamaz, çünkü bu tapınakları onlar inşa ettiler" Tarihin bu ilk grevi sanayi devriminin olmadığı, kapitalizmin makineşlemenin olmadığı bir toplumda, Mısır da merkezi ve devletçi bir toplumda oldu, Marks a göre grev ancak sanayileşmiş ve kapitalizmin olduğu toplumlarda olur. Antik Mısırda Olanlar ise bize işçilerin örgütlü olduğunu ve grev yaptıklarını gösteriyor. Bunun anlamı, devletin mal ve hizmetleri paylaştırmada bozuk olduğu bir sistemde grev olabileceğini gösteriyor Prof. Dr. Nelson Pierroti Çevirmenin Notu : Doğal olarak bugünlerde ,Mısır da günümüzün çağdaş bir Firavununun devrilmekte olduğunu aklımıza getirirsek, bu durum eski zamanlarda olduğu gibi yine tekrar mı edecek..Doğrusu olaylarda ki benzerlikte şaşırtıcı, 29 yıl Hükümdarlığın sonu, kışın ikinci ayı vs.Fakat herşeye rağmen, yazıyı çeviriken uzun yıllar tarihi taş eserler, şatolar katedraller ve hatta yeraltı tarihi taş tapınakların restorasyonunda çalışmış bir taş yontu ustası zanaatkar olarak mesleğin verdiği hicivle gülümsemedim değil, insanoğlunun yeryüzündeki uygarlık ilerleyişine..Bir de şu tarihi belgeleri açıklasalar müzelerde kayıt altında saklıyan firavunlar.. Eski bir türk deyişi mi acaba yeryüzünde hayat ," az gittik uz gittik bir arpa boyu düz gittik"  Kaynak Muzaffer Yüksel KAYA



Bu yazı 224 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
YUKARI